Ağlama Duvarının Tamirini Mimar Sinan Yaptı! Şimdi Türkler Yaklaşamıyor! Hemen Bitirmek İstiyorlar!
2:00 📌 Bütün savaşların geri planında din vardır ‼️
6:37 📌 Siyonistler başka bir şey hedefliyor İsrailliler başka bir şey hedefliyor ‼️
8:20 📌 Filistin özgürlüğün sembolüdür ‼️ Deniz gezmiş’in Filistinli ile çekilmiş fotoğrafı vardır‼️
12:30 📌 Filistin ismini Romalılar verdi ‼️ İslami bir isim değil ‼️
15:00 📌 Yahudiler Kudüs’e gelene kadar dört Önder değiştiriyorlar ‼️ Çünkü önderlerin hepsine ihanet ediyorlar ‼️
21:00 📌 Yüzlerce Yahudi ağlama duvarında ibadet ederken , duvarın diğer tarafını Müslümanlar peygamber efendimizin Burak Atın’ı bağladığı yer olarak kabul Edip hürmet ediyorlar ‼️
24:00 📌 Museviler ağlama duvarında neden ağlayıp ibadet ediyorlar ‼️
25:50 📌 Dindar Yahudiler ne yapacaksak Mesih geldikten sonra yapalım diyorlar Siyonist Yahudiler mesleği boş ver hemen yapalım diyorlar ‼️
31:35 📌 Ağlama duvarına ibadet etme izni kanuni vermiştir ‼️ Şimdi türklerin kullanmasına izin vermiyorlar‼️
33:50 📌 Yahudiler mescide aksa Avlusunun içine adım atamazlardı ancak kural değişti‼️
34:20 📌 Ağlama duvarını Osmanlı tamir etti ve kullanmaları için yahudilere izin verdi‼️
38:15 📌 İsrail karadan Gazze’ye giremez korkar ‼️
38:35 📌 Gazze’nin altında yüzlerce tünel var‼️
Orta Doğu, tarihinin büyük bir bölümünde farklı kültürlerin, dinlerin ve etnik grupların kucaklaştığı bir bölge olmuştur. Bu kucaklaşma, zaman zaman barışla, zaman zaman ise çatışma ve savaşlarla şekillenmiştir. Tarihçi Yazar Talha Uğurluel’e göre “Bütün savaşların geri planında din vardır” diyor. Şu anki İsrail işgalinin temelinde yatan sebep ise “Vadedilmiş Topraklar” olduğudur. Özellikle İsrail-Filistin meselesi, Orta Doğu’nun en karmaşık ve hassas konularından biridir. Bu konuda birçok farklı görüş ve yaklaşım bulunmaktadır.
Örneğin, Siyonist hareketin amacı, tarihsel olarak İsrail’in Vadedilmiş Topraklar düşüncesiyle Fırat Nehri’nden Nil Nehri’ne kadar olan geniş bölgenin İsrailoğulları’na ait olduğunu iddia ediyorlar. Ancak bu hareketin içinde de farklı yaklaşımlar ve hedefler bulunmaktadır. İsraillilerin bir kısmı barışçıl bir çözüm arayışında iken, bazıları ise işgalci politikaları savunmaktadır. Filistin, özgürlük ve direnişin sembolü olarak görülmektedir. Tarihsel olarak, Filistin ismi Romalılar tarafından verilmiştir ve bu isim, coğrafi bir bölgeyi tanımlamak için kullanılmıştır.
Bu ismin İslami bir kökeni olmamakla birlikte, bölgenin Müslümanlar için de büyük bir önemi vardır. Kudüs, hem Yahudiler hem de Müslümanlar için kutsal bir şehirdir. Yahudiler için Kudüs, tarihsel ve dini bir merkezdir. Ağlama Duvarı, bu şehirdeki en kutsal mekanlardan biridir ve Yahudiler için büyük bir öneme sahiptir. Bu duvarın diğer tarafında ise Müslümanlar için kutsal olan ve Peygamber Efendimizin Burak Atını bağladığına inanılan bir alan bulunmaktadır. Ağlama Duvarı’nda ibadet etme geleneği, tarihsel olarak Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanmaktadır.
Osmanlılar, bu duvarın tamirini yapmış ve Yahudilere ibadet etmeleri için izin vermiştir. Ancak günümüzde bu duvarın tamirini yapmış Osmanlı İmparatorluğu’nun torunları bu bölgeye neredeyse giremiyorlar. İsrail ve Filistin arasındaki çatışma, sadece toprak meselesiyle sınırlı değildir. İki taraf arasında dini, kültürel ve tarihsel birçok farklılık bulunmaktadır. Talha Uğurluel’e göre Dindar Yahudiler ne yapacaksak Mesih geldikten sonra yapalım diyorlar Siyonist Yahudiler mesleği boş ver hemen yapalım diyorlar! Gazze, bu çatışmanın en yoğun yaşandığı bölgelerden biridir.
İsrail, Gazze’ye karadan girmekte tereddüt etmektedir. Bunun nedeni, Gazze’nin altında bulunan ve Hamas gibi gruplar tarafından kullanılan yüzlerce tünelin varlığıdır. Bu tüneller, hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılmaktadır. Talha Uğurluel, İsrail’in karadan Gazze’ye giremeyeceğini savunuyor. İsrail’in korkak olduğunu söylüyor. Sonuç olarak, Orta Doğu’da yaşanan çatışmaların arkasında sadece din değil, birçok farklı faktör bulunmaktadır.
İsrail-Filistin meselesi, bu çatışmaların en karmaşık ve hassas olanıdır. Ancak tarihsel gerçekleri ve farklı perspektifleri dikkate alarak, bu meseleye Birleşmiş Milletler tarafından onaylanan sınırlar içerisine çekilmesi ve iki devletli bir politika uygulandıktan sonra düzeleceğine inanç çok daha ağır basıyor. Umut ediyoruz ki, tüm taraflar barışçıl bir çözüm için bir araya gelir ve bu tarihi topraklarda yaşayan tüm insanlar, barış içinde bir arada yaşama şansına sahip olurlar.