2. BÖLÜM Höt Dese de ERKEK GÖRSEK” Diyen Çok Kadın Var! Erkekler Hesabı Ödemekten Kaçıyor!
1:04 📌 Yemek yapmak kadının dişil enerjisini destekler !
6:00 📌 Erkek ben şiddet göstermiyorum ispatına başladığı yerde Erilliğini kaybetti!
11:10 📌 Her aile dizimi ters köşeye bir yere götürür bizi!
15:00 📌 Eril ve dişil rol karmaşası üreme organlarında soruna yol açıyor !
21:00 📌 Engelli çocuğa çok daha fazla sorumluluk hissettikçe semptomunu arttırırsınız!
Kendini suçlu hisseder ! Günümüzde toplumsal cinsiyet rolleri ve bunların bireylerin psikolojik, fiziksel ve duygusal sağlıkları üzerindeki etkileri sıkça tartışılan konular arasında yer alıyor. Bu tartışmalar, bireylerin kendilerini ifade etme biçimlerinden, aile içi dinamiklere, hatta sağlık durumlarına kadar pek çok alanda önemli yansımalar buluyor. Bu bağlamda, geleneksel cinsiyet rollerinin bireyler üzerindeki etkilerini, özellikle de bu rollerin sağlık ve duygusal denge üzerindeki potansiyel etkilerini incelemek faydalı olacaktır. Yazar Saba Deniz Uzun; Yemek yapmak kadının dişil enerjisini destekler ! diyor. Peki, yemek yapmayla kadının dişil enerjisi arasındaki bağlantı nedir? Bir yandan, yemek yapma gibi geleneksel olarak ‘dişil’ olarak kabul edilen aktivitelerin, bireylerin yaratıcılıklarını ifade etme ve beslenme gibi temel bir ihtiyacı karşılama yolları olduğunu görebiliriz. Bu tür aktiviteler, bireylerin kendilerini ifade etme ve rahatlama yolları olarak da işlev görebilir. Ancak, bu tür etkinliklerin sadece kadınlara atfedilmesi, cinsiyetçi bir yaklaşımın ürünüdür ve bireylerin potansiyellerini sınırlayabilir. Her bireyin, cinsiyetinden bağımsız olarak, yaratıcılığını ve becerilerini sergileyebileceği alanlara sahip olması önemlidir. Öte yandan, ‘erkeklik’ ile ilişkilendirilen davranış kalıpları, özellikle şiddetin reddedilmesi gibi, bazen yanlış anlaşılmaya yol açabilir. Şiddetin her türlüsü, sağlıklı bir toplumun temel değerlerine aykırıdır ve bireylerin, şiddetten uzak durarak gerçek güçlerini, yani empati, anlayış ve iletişim becerilerini göstermeleri teşvik edilmelidir. Erkeklerin şiddeti reddetmeleri, erilliklerini kaybettikleri anlamına gelmez; aksine, bu, onların daha olgun, anlayışlı ve sağlıklı ilişkiler kurabilen bireyler olduklarını gösterir. Saba Deniz Uzun; Erkek ben şiddet göstermiyorum ispatına başladığı yerde erilliğini kaybetti! diyor. Peki erkekler erilliğini tekrar eline alabilmesi için ne yapması gerekiyor? Aile içi dinamiklere gelince, her ailenin kendine özgü bir yapısı ve dinamiği vardır. Bu dinamikler, bireylerin duygusal ve psikolojik gelişimleri üzerinde derin etkiler yaratabilir. Aile içindeki rollerin katı bir şekilde cinsiyete dayandırılması, bireylerin kendilerini ifade etme özgürlüklerini kısıtlayabilir ve onları belirli kalıplar içinde sıkışıp kalmaya zorlayabilir. Bu durum, bireylerin kendi kimliklerini keşfetme ve geliştirme süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Yazar Saba Deniz Uzun; Her aile dizimi ters köşeye bir yere götürür bizi! Bir çok uzmanın bahsettiği #ailedizimi konusu bir aldatmaca mı peki? Cinsiyet rollerinin biyolojik etkilerine dair iddialar da dikkate değerdir. Cinsiyet rollerinin bireylerin biyolojik ve fizyolojik sağlıkları üzerinde doğrudan bir etkisi olduğuna dair kesin bilimsel kanıtlar sınırlıdır. Ancak, cinsiyet rollerinin bireylerin stres seviyeleri ve genel sağlık durumları üzerinde dolaylı etkileri olabilir. Örneğin, toplumsal beklentiler ve baskılar, bireylerin stres seviyelerini artırabilir ve bu da sağlık sorunlarına yol açabilir. Son olarak, engelli bireyler ve aileleri üzerindeki baskılar konusuna değinmek gerekir. Engelli bireylere yönelik aşırı koruyucu veya aşırı talepkar tutumlar, bu bireylerin bağımsızlık ve öz yeterlilik duygularını olumsuz etkileyebilir. Her birey gibi, engelli bireyler de kendi yetenekleri doğrultusunda sorumluluk almayı ve bağımsız olmayı öğrenmelidir. Ailelerin ve toplumun, engelli bireylerin potansiyellerini destekleyici ve onları güçlendirecek yaklaşımlar benimsemesi önemlidir. Bugünkü konuğumuz Yazar Saba Deniz Uzun ile aile ilişkilerinden dişil enerjiye kadar bir çok insani konuyu konuştuk. Ben sordum Saba Hanım tüm samimiyetiyle cevapladı. Bu samimi sohbete sizleri de bekliyoruz. İyi seyirler.