2. BÖLÜM Döven Babamdan Çok Anneme Kızardık! Kızlar Babadan Şikayetçidir Aile Dizimi Annede Çözülür!
1:00 📌 Annemin çaresiz kalışı ve şiddete boyun eğişi beni çok tetikliyordu!
2:30 📌 Kız çocukları aile dizimine babalarına şikayet için gelir, sorunun anne de olduğunu görüp dönerler!
6:20 📌 Babasından şiddet gören kızlar ilerde hem çok öfkeli hemde erkeklere güvensiz oluyorlar !
14:00 📌 Kişisel gelişim alanındaki üstatların önemli bir kısmının hayatında hep şiddet olmuş !
18:55 📌 Dayanamadığım zamanlarda engelli oğlumla birlikte, ölmeyi çok istedim!
Aile içi şiddet, toplumun her kesiminde görülebilen ve etkileri nesiller boyu süren bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazıda, kız çocuklarının babalarıyla olan ilişkileri, aile dizimi ve kişisel gelişim alanında şiddetin rolü gibi konulara değineceğiz. Aynı zamanda, şiddet mağdurlarının yaşadığı zorluklar ve bu durumun hem birey hem de toplum üzerindeki etkilerini irdeleyeceğiz. Yazar Saba Deniz Uzun kendisinin yaşamış olduğu süreçle alakalı “Annemin çaresiz kalışı ve şiddete boyun eğişi beni çok tetikliyordu!” diyor. Peki bu tetikleme kendisinde ne gibi sonuçlar doğuruyordu? Aile dizimi, bireylerin aile içindeki yerini ve rolünü anlamaya yönelik bir terapi yöntemidir. Bu yöntem, bireyin ailesiyle olan ilişkilerini, geçmiş travmalarını ve bilinçaltındaki kalıplarını ortaya çıkararak çözümlemeyi amaçlar. Aile dizimi terapisti, danışanın aile üyelerinin yerini ve rollerini belirler ve bu dizilim üzerinden danışanın duygusal ve psikolojik sorunlarını anlamaya çalışır. Bu süreçte ortaya çıkan sorunlar, bireyin bugünkü yaşamını etkileyen ve geçmişten gelen travmaların yansıması olabilir. Yazar Saba Deniz Uzun; Kız çocukları aile dizimine babalarına şikayet için gelir, sorunun anne de olduğunu görüp dönerler! Sorunun kaynağının yanlış yerde olduğunu öğrenip bu olay sindirmek pek kolay olmuyor. Kız çocuklarının babalarıyla olan ilişkileri, genellikle karmaşık ve derin duygusal bağlar içerir. Özellikle babasından şiddet gören kız çocukları, ilerleyen yaşlarda hem çok öfkeli hem de erkeklere karşı güvensiz olabiliyorlar. Bu güvensizlik, kız çocuklarının yetişkinlik döneminde sağlıklı ilişkiler kurmalarını zorlaştırıyor ve özgüven eksikliğine yol açıyor. Aile dizimi terapilerinde, birçok kız çocuğunun sorunlarını babalarına şikayet etmek için geldiği, ancak sorunların kökeninin anneyle olan ilişkilerinde de olabileceğini fark ettikleri görülüyor. Yazar Saba Deniz Uzun’a göre, babasından şiddet gören kızlar ilerde hem çok öfkeli hemde erkeklere güvensiz oluyorlar ! diyor. Peki siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Çevrenizde ve sizin yaşadığınız böyle bir şiddet olayı var mıydı? Aile dizimi seanslarında, kız çocuklarının babalarıyla olan ilişkilerinin dinamikleri incelenirken, sıkça karşılaşılan bir durum, annelerin çaresizliği ve şiddete boyun eğişidir. Bu durum, çocuklar üzerinde derin izler bırakır ve kız çocuklarının annelerine duydukları öfkeyi de artırabilir. Annenin şiddet karşısında çaresiz kalması, kız çocuklarına hem güçsüzlük hem de bağımlılık hissi aşılayabilir. Bu da kız çocuklarının kendi hayatlarında güçlü durabilmelerini zorlaştırır. Kişisel gelişim alanında tanınmış birçok uzman, hayatlarında şiddet ve travmalarla yüzleşmek zorunda kalmış bireylerdir. Bu kişilerin hayat hikayeleri, yaşadıkları zorlukları nasıl aştıklarını ve bu deneyimlerin onları nasıl güçlendirdiğini gösterir. Şiddetle yüzleşen ve bunu aşan kişilerin, kişisel gelişim yolculuğunda önemli adımlar atabildiği ve başkalarına da bu konuda yardımcı olabildiği görülüyor. Şiddet mağdurlarının yaşadığı zorluklar, sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve duygusal boyutlarda da kendini gösterir. Şiddet gören bireyler, sürekli bir korku ve güvensizlik içinde yaşar, bu da onların hayata olumlu bir perspektifle bakmalarını zorlaştırır. Özellikle dayanamadığı zamanlarda, şiddet gören annelerin çocuklarıyla birlikte yaşamlarına son vermeyi düşünmesi, yaşanan çaresizliğin ve umutsuzluğun en çarpıcı örneklerinden biridir. Bu tür düşünceler, şiddet mağdurlarının ne denli derin bir bunalım içinde olduğunu ve desteğe ihtiyaç duyduğunu gösterir. Şiddetin birey ve toplum üzerindeki etkileri, sadece mağdurlarla sınırlı kalmaz. Şiddet, aile içinde bir döngü haline gelerek nesiller boyu devam edebilir. Bu döngüyü kırmak ve sağlıklı aile ilişkileri kurmak için toplumun her kesiminden destek ve anlayış gereklidir. Aile dizimi gibi terapiler, bireylerin bu döngüyü fark etmelerini ve kendi hayatlarında pozitif değişiklikler yapmalarını sağlar. Aile içi şiddet ve bunun kız çocukları üzerindeki etkileri, toplumun göz ardı etmemesi gereken önemli bir konudur. Babalarıyla sorun yaşayan kız çocuklarının, aile dizimi terapileri sayesinde sorunlarının kökenine inebilmeleri ve bu sorunları çözebilmeleri mümkündür. Bugünkü konuğumuz Yazar Saba Deniz Uzun ile aile içi iletişimi ve aile dizimini konuştuk. İlginizi çekeceğini düşündüğüm bu röportajı sizlerle baş başa bırakıyorum. İyi seyirler.