Erkek Aileleri Boşanmış, Çocuklu Kadınla Evliliği Onaylamıyor! Oğulları Boşanmış ve Çocuklu Olsa da!
⏱️BÖLÜMLER⏱️
0:00 Giriş
1:00 Kadınlar gerçekleri duymak istemiyor!
6:00 Kadın doğruları söyledim diye seansı terk etti!
7:00 Boşandıktan sonra altı ay biriyle ilişki yaşamayın! Yanlış yaparsınız!
12:00 Boşanmış Çocuklu erkekle, boşanmış çocuklu kadının evliliği daha uzun sürüyor! Birbirlerini daha iyi anlıyorlar!
17:00 Narsistik bir ailede büyüdüm! Adil Yıldırım olarak buralara tek başıma geldim! Ortada bir aile yok yani!
26:00 İlk kitabımı çıkaracağında bütün yayınevi sahipleri bana güldü! Seni kimse okumaz dediler!
Bugün kanalımızın konuğu Mentör -Yazar Adil Yıldırım oldu. KEndisiyle boşanma süreçlerini, başanma sürecinde kadın psikolojisini ve ailelerin başanma davalarındaki rollerini konuştuk. 📌 Hayat, pek çok insan için zorlu bir yolculuktur, özellikle kişisel travmalar, ailevi problemler ve ilişkiler üzerine yapılan yanlış seçimler söz konusu olduğunda. Kendi deneyimlerim üzerinden konuşmak gerekirse, ailede narsistik bir ortamda büyümek, insanı hayata farklı bir bakış açısıyla bakmaya zorlar. İçsel çatışmalar ve sürekli değersizlik duygusu içinde büyümek, insanın hayatta ilerlemesinde hem engel hem de bir güç kaynağı olabilir. 📌 Boşanmış bir insanın psikolojik ve duygusal iyileşme süreci genellikle uzun ve sancılıdır. Bu süreçte, yeni bir ilişkiye başlamak, bazen doğru bir karar gibi görünse de aslında sağlıklı bir iyileşme sürecine zarar verebilir. Evlilikteki travmaların etkisiyle, insanın kendini yeniden inşa etmesi zaman alır. Bu nedenle, boşanmış birinin, özellikle de çocukları varsa, altı ay gibi bir süre boyunca yeni bir ilişkiye başlamaması gerektiğini düşünüyorum. Zihinsel ve duygusal iyileşme, doğru bir şekilde yapılmadığında, yeni bir ilişkiyi sağlıklı bir temele oturtmak zordur. 📌 Kişisel deneyimlerim, bazen beklenmedik yerlerden gelen güçle şekillenmiştir. Kitap yazmak gibi bir hayalim olduğunda, çevremdeki insanlar bana inanmadılar. Hatta yayıncılar, “Seni kimse okumaz,” diyerek dalga geçtiler. Ama ben, bu tür olumsuzlukları aşarak, kendi yolumu çizdim ve tek başıma ilerledim. Bugün geriye dönüp baktığımda, her zorluğun beni daha güçlü kıldığını fark ediyorum. İstediğim şeye ulaşmak için kararlı olmalı, dışarıdan gelen seslere kulak asmamalıydım. 📌 İlişkilerdeki ve hayattaki en büyük zorluklardan biri, insanların doğruyu duymak istememesidir. Özellikle kadınlar, bazen acı gerçekleri kabul etmekte zorlanabilirler. Ama gerçeklerle yüzleşmek, iyileşmenin ilk adımıdır. Kendi deneyimlerim ve gözlemlerim, bazen en zor şeyin, sadece doğruyu söylemek olduğunu gösteriyor. 📌 Sonuç olarak, hayatın her aşamasında karşımıza çıkan zorluklar, bizi şekillendirir ve büyütür. Aile bağlarından tutun da, evliliklere, iş hayatına kadar her alanda yaşadığımız engeller, bir gün bize daha güçlü bir kimlik kazandırabilir. Yeter ki doğruyu bulalım ve o yolda yürümekten korkmayalım.
Emel Özuğur’la Doğrunun Peşinde Web Sitesi için: 🌐 https://www.emelozugur.com/
🌐 Sosyal Medya Hesaplarımıza Aşağıdaki Linklerden Ulaşabilirsiniz;



