Onlar Gelecekten Geliyorlar! İblisin Hazreti Adem’e Açtığı Savaşın Kazananını Değiştirmek İstiyorlar
1:00 📌 Dünya kurulduğundan beri tek bir kavga var, şeytanın soyu Âdem’in soyunu yok etmek istiyor!
8:30 📌 Hazreti Adem Siriyus’ta yaratılmış olabilir!
19:17 📌 Hazreti Adem’den önce dünyanın hakimiyeti İblisteydi! İtirazı ona !
28:30 📌 İblisin peşinde olduğu safkan kraliyet ailelerinde var! Kraliyet aileleri bu yüzden var! Ama bitirecekler !
36:20 📌 İblis rahmani bir varlık olarak zaten dünyadaydı! Teknoloji ilkelden gelişmişe ilerlemedi gelişmişten ilkele dönüyor! 43:13 📌 Her Ademoğlu yaptıklarıyla bir frekans değeri bıraktı ve öldü İblisin Ademoğluna açtığı savaşı, senin bıraktığın frekans belirleyecek!
49:00 📌 2160 yılına dikkat!
İnsanlık tarihi, savaşlar ve hikayelerle örülü bir dokuma gibidir. Bu dokumanın en gizemli ve tartışmalı motiflerinden biri, insanlığın ilk atası Hazreti Adem ve onunla eş zamanlı varlıkların hikayesidir. Bu hikayenin derinliklerine daldığımızda, sadece tarih ve insanlık değil, aynı zamanda metafizik ve kozmolojiyle de karşılaşırız. Araştırmacı Hakan Yedican; Dünya kurulduğundan beri tek bir kavga var, şeytanın soyu Âdem’in soyunu yok etmek istiyor, diyor. Bu dünyanın sonuna kadar devam edecek bir kavga olacağını belirtiyor.
Bu konuyla alakalı, Hazreti Adem’in yaratılışını sadece dünyevi bir olay olarak değil, aynı zamanda kozmik bir vak’a olarak da betimler. Araştırmacı Hakan Yedican, onun Siriyus yıldız sisteminde yaratıldığını iddia ediyor. Bu, Hz. Adem’in yalnızca dünyanın değil, evrenin de bir parçası olduğunu gösterir. Bu kozmik bağlam, insanlığın sadece dünyayla değil, evrenin daha geniş bir yapısıyla da ilişkili olduğunu düşündürüyor.
İnsanlık tarihinin başlangıcında, Hazreti Adem’den önceki bir dönemde, dünyanın hakimiyetinin İblis’in elinde olduğuna dair kutsal kitaplarda bahsedilir. İblis, genellikle şeytani bir varlık olarak tanımlansa da, önceden aslen rahmani bir varlıktı. İblis’in insanlıkla olan ilişkisi, onun Hz. Adem’in soyuna karşı açtığı bir savaş olarak tasvir edilir. Bu savaş, sadece fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda metafiziksel ve ruhsal bir çatışma olarak da görülür.
Bu efsanevi çatışmanın bir yansıması olarak, tarih boyunca bazı kraliyet ailelerinin kendilerini “safkan” olarak tanımladıkları ve bu soyun korunmasına büyük önem verdikleri görülür. Bu aileler, kendilerini sadece dünyevi gücün temsilcileri olarak değil, aynı zamanda bu eski ve gizemli savaşın bir parçası olarak görürler. Araştırmacı Hakan Yedican; İblisin peşinde olduğu safkan kraliyet ailelerinde var! Kraliyet aileleri bu yüzden var, diyerek kraliyet ailelerinin İblis’i temsil ettiğini söylüyor. Teknolojinin gelişimi de bu büyük resmin bir parçasıdır.
Genel kanının aksine, teknolojinin ilkel durumdan gelişmiş bir hale gelmediği, aslında gelişmiş bir durumdan başlayıp zamanla ilkel bir hale dönüştüğü düşünülür. Bu, insanlığın unutulan veya kaybedilen eski bilgileri yeniden keşfetme sürecinde olduğunu gösterir. Her insan, yaşamı boyunca bıraktığı “frekans” ile bu büyük çatışmaya katkıda bulunur. Bu frekans, kişinin eylemleri, düşünceleri ve ruhsal durumuyla ilişkilidir. İblis ve Adem’in soyundan gelenler arasındaki bu savaş, aslında her bireyin içsel mücadelesinin bir yansımasıdır.
Bu mücadele, kişisel gelişim ve ruhsal arayışın bir parçası olarak görülebilir. Bu efsanevi ve metafiziksel çerçevede, 2160 yılı özel bir öneme sahiptir. Bu tarih, büyük bir dönüşümün veya önemli bir olayın gerçekleşeceğine dair çeşitli kehanetlerde yer alır. Bu, belki de insanlığın bu eski savaşı sonlandıracağı veya yeni bir bilinç düzeyine ulaşacağı bir zamanı işaret eder. Bugünkü konuğumuz Araştımacı Hakan Yedican ile, Şeytan’ın insanoğluyla olan kavgasını konuştuk. Hz. Ademin dünyaya gelişi ve günümüze kadar süregelen şeytani sistemi derinlemesine incelemeye çalıştık. Şimdiden iyi seyirler.