Senin Kanında Atalarının Kanında Olmayan Bir Şey Var! Çok Yakında Ortaya Çıkacak!
1:00 📌11 Ekim her türlü iletişim kazasına dikkat! Korunmak için bunu yapın !
4:45 📌Sayı Sekanslarını önce Osmanlı kullandı! Hatta padişah kaftanlarına sayılar yazılırdı!
13:00 📌Hazreti Adem’den önce yeryüzü radyoaktif kurak bir ortamDı!
17:08 📌Yaratılışta olmayan modifiye parçan var! Farkında mısın?
21:10 📌Hücreyi yeniden yapılandırma ve ağır hastalığa karşı direnç kazanmak için sayı Sekansı!
25:45 📌Orman yangınları onların karbondioksit ihtiyacını karşıladı!
30:00 📌19 20 Ekim de herkes iyileşme halkasına davetli !
Zamanın derinliklerinde, eski medeniyetlerin bilgeliğinden günümüze ulaşan pek çok bilgi bulunmaktadır. Bu bilgiler, gerek mimaride gerekse sanatta kendini göstermekle kalmayıp, aynı zamanda gündelik yaşamın ve kraliyet ritüellerinin bir parçası olarak da karşımıza çıkar. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, padişah kaftanlarının üzerine işlenmiş özel sayılar, belki de bizim bilmediğimiz bir iletişimi ya da korunma yöntemini simgeliyor olabilir. Bu sayıların ardında yatan derin manalar, onların sadece süs olmadığını, aynı zamanda belirli bir düzen ve harmoniyi temsil ettiğini düşündürmektedir. Kuantum Eğitmeni – Astrolog Nilda Ferhan Efeçınar; 11 Ekim her türlü iletişim kazasına dikkat! Korunmak için bunu yapın ! diyor. Peki 11 Ekim’de ne olacak? 11 Ekimde hangi burç ne kadar etkilenecek? Doğa olaylarına baktığımızda ise, orman yangınlarının yıkıcı etkileri tartışılmazken, bu yangınların aynı zamanda doğal yaşam döngüsü içinde önemli bir rol oynadığını görebiliriz. Bitkilerin karbondioksit ihtiyacını karşılayan bu yangınlar, aynı zamanda ormanların yeniden canlanmasına ve biyoçeşitliliğin devamına yardımcı olur. Son yıllarda Ülkemizde gerçekleşen yangınlar da bu ihtiyacı karşılamıştır. Her ne kadar yangınların getirdiği zarar göz ardı edilemezse de, doğanın bu yenilenme mekanizması sayesinde yeni yaşamın kapıları aralanır. Geçmişe dönük spekülatif düşünceler ise, insanlığın yaratılışına dair farklı teorileri beraberinde getirmektedir. Radyoaktivite ve kuraklığın hakim olduğu eski dünya teorileri, insanlık tarihine dair bilinenleri sorgulamamıza neden olur. Hz. Ademden önce yeryüzü radyoaktif kurak bir ortamdı ! Bunun yanı sıra, modern bilim ile antik bilgelik arasındaki bağlantıları keşfetmek, bazen bize çok daha geniş bir perspektif sunar. Örneğin, modern bilim insanları hücrelerimizi yeniden yapılandırma potansiyeli üzerinde çalışmalar yaparken, bu çalışmaların köklerini eski medeniyetlerin sağlık uygulamalarında da görebiliriz. Osmanı zamanında da sayı sekansları kullanılmıştır, hatta ilk kullananlar Osmanlılardır diyebiliriz. Padişahlar kaftanlarına özel sayılar yazdırırdı. Birey olarak her birimizin, genetik yapımızda taşıdığımız ve çoğunlukla farkında olmadığımız, modifiye edilmiş parçaların varlığı da bu bilimsel araştırmaların bir parçasıdır. Kendi DNA’mızın içinde gizli olan bu sırlar, belki de bizlere atalarımızdan kalan mirasların bir göstergesidir. Bu mirasın modern bilimle nasıl uyum sağladığını keşfetmek, gelecekteki sağlık inovasyonlarına ışık tutabilir. Yaratılışta olmayan modifiye parçan var! Farkında mısın? Son olarak, bireysel ve toplumsal iyileşmenin sembolik ifadeleri olan iyileşme halkaları, toplulukların bir araya gelerek hem fiziksel hem de ruhsal yenilenme yaşadığı etkinlikler olarak değerlendirilebilir. Hücreyi yeniden yapılandırma ve ağır hastalığa karşı direnç kazanmak için sayı Sekansı kullanılan bir yöntemdir. Özellikle belirli tarihlerde düzenlenen bu toplantılar, toplumun her kesiminden insanı bir araya getirerek, kolektif bir bilinç ve iyileşme süreci yaratma potansiyeline sahiptir. Bu tür etkinlikler, bireyler arasındaki bağları güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumun genel iyiliği için de önemli bir adım olabilir. 19 -20 Ekim’de herkes iyileşme halkasına davetli ! Her biri kendi içinde zengin bir tarih ve bilgi barındıran bu konular, aslında bizlere insanlık tarihinin sadece bilinen yüzünü değil, aynı zamanda gizemli ve keşfedilmeyi bekleyen derinliklerini de göstermektedir. Geçmişten günümüze uzanan bu bilgi yolculuğu, bize hem dünyamızı hem de kendimizi daha iyi anlama fırsatı sunar. Bu yolculuk, kuşkusuz ki, bilgiye olan sonsuz merakımızla devam edecektir. Bugünkü konuğumuz; Kuantum Eğitmeni – Astrolog Nilda Ferhan Efeçınar ile kuantum düşünce ve astroloji üzerine konuştuk. Burç yorumları , yay burcu ve terazi burcu yorumlarını merak ediyorsanız bu röportaj tam size göre. Birbirinden ilginç röportajlarımızı kaçırmamak için kanalımıza abone olmayı unutmayın! Şimdiden iyi seyirler.